Almanca Sayılar (Die Zahlen) : Almanca öğrenirken sayılar konusu en temel ve en önemli konulardan biridir. Günlük hayatta alışveriş yaparken, telefon numarası söylerken, saat sorarken, yaş belirtirken, fiyat konuşurken ve tarih ifade ederken sayıları kullanırız. Bu nedenle Almanca sayıları doğru telaffuz etmek, doğru yazmak ve doğru sırayla kurmak büyük önem taşır.
Almanca’da sayılar ilk bakışta zor görünebilir. Özellikle 21’den sonraki sayıların yazım sistemi Türkçeden farklıdır. Örneğin 21 sayısı Almanca’da “yirmi bir” şeklinde değil, “bir ve yirmi” mantığıyla kurulur: einundzwanzig.
Bu yazıda:
- 0’dan milyona kadar sayıları
- Sayıların yazım kurallarını
- Yaş sorma ve söyleme
- Saat söyleme
- Fiyat sorma
- Telefon numarası söyleme
- Tarih ve yıl söyleme
- Sıra sayıları (1inci, 2nci gibi)
- Diyalog örnekleri
detaylı ve bol örnekli şekilde öğreneceksin.
Tüm örnekler A1 seviyesine uygundur.
0 – 20 Arası Almanca Sayılar
Önce temel sayıları ezberlemek gerekir. Çünkü diğer tüm sayılar bunlardan türetilir.
0 – null
1 – eins
2 – zwei
3 – drei
4 – vier
5 – fünf
6 – sechs
7 – sieben
8 – acht
9 – neun
10 – zehn
11 – elf
12 – zwölf
13 – dreizehn
14 – vierzehn
15 – fünfzehn
16 – sechzehn
17 – siebzehn
18 – achtzehn
19 – neunzehn
20 – zwanzig
Dikkat edilmesi gereken noktalar:
- 16’da “sechs” → sechzehn olur (s düşer)
- 17’de “sieben” → siebzehn olur (en düşer)
- 13–19 arası sayılar genellikle “-zehn” ile biter
Örnek Cümleler:
Ich habe zwei Brüder.
Benim iki erkek kardeşim var.
Sie ist fünfzehn Jahre alt.
O on beş yaşında.
Wir lernen zwanzig Wörter.
Yirmi kelime öğreniyoruz.
21 – 99 Arası Sayılar
Almanca’da 21’den sonra sistem değişir.
Mantık:
Birler basamağı + und + onlar basamağı
21 = einundzwanzig (bir ve yirmi)
22 = zweiundzwanzig
23 = dreiundzwanzig
30 = dreißig
40 = vierzig
50 = fünfzig
60 = sechzig
70 = siebzig
80 = achtzig
90 = neunzig
Örnekler:
34 = vierunddreißig
48 = achtundvierzig
59 = neunundfünfzig
67 = siebenundsechzig
72 = zweiundsiebzig
85 = fünfundachtzig
99 = neunundneunzig
Örnek Cümleler:
Ich bin dreiundzwanzig Jahre alt.
Ben yirmi üç yaşındayım.
Das Buch kostet fünfundvierzig Euro.
Kitap kırk beş Euro.
Wir haben achtundzwanzig Schüler.
Yirmi sekiz öğrencimiz var.
100 ve Üzeri Sayılar
100 = hundert
200 = zweihundert
300 = dreihundert
101 = einhunderteins
125 = einhundertfünfundzwanzig
1000 = tausend
2000 = zweitausend
5000 = fünftausend
Örnekler:
1.345 = eintausenddreihundertfünfundvierzig
10.000 = zehntausend
100.000 = hunderttausend
1.000.000 = eine Million
Örnek Cümleler:
Die Stadt hat hunderttausend Einwohner.
Şehrin yüz bin nüfusu var.
Ich habe zweitausend Euro gespart.
İki bin Euro biriktirdim.
Das Auto kostet fünfzehntausend Euro.
Araba on beş bin Euro.
Yaş Söyleme (Alter)
Almanca’da yaş belirtirken “haben” fiili kullanılır.
Ich bin 20 Jahre alt.
Ben 20 yaşındayım.
Er ist 35 Jahre alt.
O 35 yaşında.
Soru:
Wie alt bist du?
Kaç yaşındasın?
Ich bin einundzwanzig Jahre alt.
Yirmi bir yaşındayım.
Mini Diyalog:
A: Wie alt ist deine Schwester?
Kız kardeşin kaç yaşında?
B: Sie ist zwölf Jahre alt.
On iki yaşında.
Telefon Numarası Söyleme
Telefon numaraları genellikle tek tek okunur.
0176 345 78 92
Null eins sieben sechs – drei vier fünf – sieben acht – neun zwei
Diyalog:
A: Wie ist deine Telefonnummer?
Telefon numaran nedir?
B: Meine Nummer ist null eins fünf eins – zwei drei vier – neun acht sieben sechs.
Fiyat Sorma ve Söyleme
Soru:
Wie viel kostet das?
Bu ne kadar?
Antwort:
Es kostet zehn Euro.
On Euro.
Es kostet neunundneunzig Cent.
Doksan dokuz cent.
Diyalog:
A: Wie viel kostet das T-Shirt?
Tişört ne kadar?
B: Es kostet fünfundzwanzig Euro.
Yirmi beş Euro.
Saat Söyleme
Saatler Almanca’da iki şekilde söylenebilir.
Resmi:
Es ist 14 Uhr.
Saat 14.
Günlük konuşma:
Es ist zwei Uhr.
Saat iki.
Es ist halb drei.
Saat iki buçuk (üçe yarım var mantığı)
Es ist Viertel nach drei.
Saat üçü çeyrek geçiyor.
Es ist Viertel vor vier.
Dörde çeyrek var.
Diyalog:
A: Wie spät ist es?
Saat kaç?
B: Es ist halb acht.
Saat yedi buçuk.
Tarih Söyleme
Bugün ayın kaçı?
Der wievielte ist heute?
Heute ist der fünfte Mai.
Bugün beş Mayıs.
Yıl söyleme:
2024 = zweitausendvierundzwanzig
Ich bin 1998 geboren.
Ich bin neunzehnhundertachtundneunzig geboren.
Sıra Sayıları (Ordnungszahlen)
- erste
- zweite
- dritte
- vierte
- fünfte
- sechste
- siebte
- achte
- neunte
- zehnte
- zwanzigste
- hundertste
Örnek:
Ich wohne im dritten Stock.
Üçüncü katta oturuyorum.
Heute ist mein erster Arbeitstag.
Bugün ilk iş günüm.
Günlük Hayattan 20 Diyalog Örneği
A: Wie viele Bücher hast du?
Kaç kitabın var?
B: Ich habe zehn Bücher.
On kitabım var.
A: Wie viel Geld hast du?
Ne kadar paran var?
B: Ich habe fünfzig Euro.
Elli Euro.
A: Wann beginnt der Kurs?
Kurs ne zaman başlıyor?
B: Um acht Uhr.
Saat sekizde.
A: Wie alt ist dein Vater?
Baban kaç yaşında?
B: Er ist fünfzig Jahre alt.
Elli yaşında.
A: Wie viele Schüler sind hier?
Burada kaç öğrenci var?
B: Hier sind dreiundzwanzig Schüler.
Yirmi üç öğrenci var.
A: Wie ist deine Hausnummer?
Ev numaran nedir?
B: Meine Hausnummer ist achtzehn.
Ev numaram on sekiz.
A: Der wievielte ist heute?
Bugün ayın kaçı?
B: Heute ist der zehnte Januar.
Bugün 10 Ocak.
A: Wie lange arbeitest du?
Ne kadar süre çalışıyorsun?
B: Ich arbeite acht Stunden.
Sekiz saat çalışıyorum.
A: Wie viele Geschwister hast du?
Kaç kardeşin var?
B: Ich habe zwei Schwestern und einen Bruder.
İki kız kardeşim ve bir erkek kardeşim var.
A: Wie viel kostet das Handy?
Telefon ne kadar?
B: Es kostet dreihundert Euro.
Üç yüz Euro.
A: Wann kommst du?
Ne zaman geliyorsun?
B: In fünf Minuten.
Beş dakika içinde.
A: Wie viele Tage hat eine Woche?
Bir haftada kaç gün var?
B: Eine Woche hat sieben Tage.
Bir haftada yedi gün var.
A: Wie viele Monate hat ein Jahr?
Bir yılda kaç ay var?
B: Zwölf Monate.
On iki ay.
A: Wie viele Stunden hat ein Tag?
Bir gün kaç saat?
B: Vierundzwanzig Stunden.
Yirmi dört saat.
A: Wie viele Minuten hat eine Stunde?
Bir saat kaç dakika?
B: Sechzig Minuten.
Altmış dakika.
A: Wie viele Sekunden hat eine Minute?
Bir dakika kaç saniye?
B: Sechzig Sekunden.
Altmış saniye.
A: Wie viel kostet ein Kaffee?
Bir kahve ne kadar?
B: Drei Euro.
Üç Euro.
A: Wie viele Kinder sind im Park?
Parkta kaç çocuk var?
B: Zwanzig Kinder.
Yirmi çocuk.
A: Wie viele Autos siehst du?
Kaç araba görüyorsun?
B: Ich sehe neun Autos.
Dokuz araba görüyorum.
A: Wie viele Sprachen sprichst du?
Kaç dil konuşuyorsun?
B: Ich spreche zwei Sprachen.
İki dil konuşuyorum.
Almanca Sayıları Öğrenirken Dikkat Edilmesi Gerekenler
- 21’den sonra ters mantık vardır.
- Yazım birleşiktir (einundzwanzig tek kelime).
- Büyük sayılarda boşluk yoktur.
- Yaş söylerken “haben” değil “sein” kullanılır: Ich bin 20 Jahre alt.
- Wie viel (sayılamayan), Wie viele (sayılan).


